NEDEN FELSEFE?

NEDEN FELSEFE?

Felsefi düşünce insanın evren içinde kendi varlığını merak etmesi ve bu konuda sorular sormasıyla başlar.    Felsefenin doğasında merak, hayret ve bilmeye karşı duyulan sevgi vardır. Felsefe aktarılabilecek ya da öğretilebilecek bir şey değildir. Felsefeyi önemli kılan en önemli şey ise soru sormaktır. Tam da bu noktada okul öncesi dönemine indiğimizde çocuklar çok erken yaşlardan itibaren anlam arayışı içine girerler. Konuşmaya başladıkları andan itibaren hayatı keşfetmenin peşindedirler. “Neden?” sorusu özellikle 2 -3 yaş döneminde en çok kullandıkları kelimelerin başında gelir. Çocuğun erken dönem gelişimi esnasında bir sorunun cevabı ile tetiklenen “Neden” sorusu her verilen cevap ile başka bir neden sorusunun önünü açar ve bu süreç gelişen beynin muazzam bir atılım yapmasını sağlar.

İnsan gelişiminin erken döneminde çocuklar yoğun bir şekilde soru sormaya ve merak ettiklerini öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. Bilme isteği her çocuğun özünde vardır. Bu dönem çocukları için her şey sorgulanabilir çünkü gördükleri her şey keşfedilmeye değerdir. Keşfedilecek ve sorgulanacak şey kimi zaman bir yaprak kimi zaman bir taş olurken kimi zamanda denizin neden mavi olduğu ya da nasıl doğduğu-nereden geldiği gibi varoluşa yönelik sorular olabilmektedir. Çocuğun kendini tanımasında, benliğini kavramasında ve dünyayı anlamasında birey olarak varlığını hissetmesinde NE, NASIL, NİÇİN, NEREDE ve NE ZAMAN? Sorularının ve cevaplarının çocuğun yaşantısına keşif olarak dahil edilmesi çok önemli bir gelişim noktasıdır. Merak edilen sorular ve cevapları çocuğun dünyayı algılayışını şekillendirdiği ve kişiliğinin temellerini oluşturduğu döneme denk gelmektedir. Tüm bu açılardan bakıldığında çocuklarla felsefe yapmak felsefenin temelini oluşturmaktadır.

Çocuklar İçin Felsefe (Philosophy for Children), ilk olarak 1970’lerde Amerika’da, felsefeci Matthew Lipman’ın çalışmaları çerçevesinde  ortaya çıkan bir pedagojidir. Lipman “Çocuklar İçin Felsefe Eğitim Programını (P4C)” oluştururken Devey ve Vygotsky’nin “Düşünmeye Dayalı Eğitim” sistemini temel almıştır. Lipman’a göre çocuklar felsefeye kendiliğinden yönelmekte ve felsefi sorgulamaya dayalı soruları 3-7 yaşları arasında sormaktadırlar. Lipman çalışmalarında; Çocukluk felsefesinin doğal bir akış olduğunu ve bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

Lipman’ın Araştıran Topluluk Metodu (Community of Inquiry Method) bugün dünyada en çok kullanılan metottur. Buna göre, çocuklar bir uyaran (hikaye, fotoğraf, video, nesne, vb.) etrafında bir araya toplanır ve bu şey karşısında sorulara ve felsefe yapmaya yönlendirilirler.

Erken çocukluk döneminde uygulanacak felsefe çalışmalarının temelini; bir olguyu değişik bakış açıları ile irdeleme, farklı bakış açılarına – fikirlere saygı duyma ve yeni fikirler – bakış açıları geliştirme oluşturur. Gelişimlerinin ilk aşamalarında somut işlem döneminde olan çocuklar ile soyut kavramlar üzerine çalışmak onların somut işlemden soyut işleme geçiş sürecinde ihtiyaç duydukları en temel çalışmalar arasında yer almaktadır. Öğrendikleri ve somutlaştırabildikleri kavramlardan başlayan bu yolculuk onlara felsefi düşünmenin bakış açısını kazandırmayı hedeflemektedir. Felsefi düşünce önceden kazanılmış bilgiler üzerine düşünme ile başlar ve bunun üzerine sorgulamalarla birlikte açıklamalar inşa edilir.

resim 1

MEÇ Okulları olarak hazırlık grubu sınıflarımızda “Felsefe Çalışmalarımızı” belirlediğimiz bir temel kavram üzerine derinlemesine çalışmalar yaparak gerçekleştiriyoruz. “Mutluluk” kavramı ile başladığımız felsefe çalışmalarımızda öğrencilerimizin mutluluk ile ilgili neler düşündüklerini birbirleri ile konuşabilecekleri ortamlar yaratıyoruz. Farklı duygu durumlarını yaşayan insanların fotoğraflarını inceleyerek neler hissetmiş olabilecekleri ile ilgili fikirler yürütüyoruz, duygunun ne demek olduğunu yeniden tanımlıyoruz. “Mutluluk” başka bir kelime ile ifade edilse bunun hangisi olabileceğini düşünüyor ve yeni kelimeler üretiyoruz. Ne zaman mutlu olduğumuzu ve bizi mutlu eden olayları konuşuyoruz. Örneğin; Bizi mutlu eden olaylar yetişkinleri ya da bebekleri de mutlu eder mi? gibi karşılaştırmalar yapıyoruz ve akıl yürütüyoruz. Mutluluğun resmini kendimiz için tasarlıyoruz. Farklı canlıların mutluluklarını nasıl ifade ettikleri üzerine konuşuyoruz. Farklı sanat dallarında mutluluk ya da duygular nasıl anlatılmış araştırmalar gerçekleştiriyoruz. Tüm bu çalışmaları yaparken farklı bakış açılarına saygı duyarak birbirimizden öğreniyoruz. Akran öğrenmesine özellikle yer verdiğimiz bu çalışmalarımızda soyut kavramları anlamlandırmaya ve yeniden ifade etmeye özen gösteriyoruz.

Merak eden çocuğu temel alan bir anlayışla hareket etmekten ve her bir öğrencimizin bireysel özelliklerini yakından tanıyarak onların hayatlarına küçük dokunuşlarda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.

BÜMED MEÇ OKULLARI

Okul Öncesi Eğitim Koordinatörü

Ayşegül Solmaz

Share this Story

Related Posts

2 Comments

  1. 4cyn5et4m5t94c5t9m4vn54cx65

    Haziran 19, 2017 at 5:37 am

    Title

    […]below you will discover the link to some web pages that we think you ought to visit[…]

  2. Title

    […]just beneath, are numerous totally not connected websites to ours, having said that, they’re certainly worth going over[…]