KİŞİSEL ALANLARI İLİŞKİ ÇEMBERİYLE ÇOCUKLARA ANLATMAK

KİŞİSEL ALANLARI İLİŞKİ ÇEMBERİYLE ÇOCUKLARA ANLATMAK

Birçoğumuz için kişisel alan büyük bir ölçüde keşfedilmemiş bir konudur. Kültürel yapımızın da etkili olduğu bu konuyla ilgili çocuklarımızla ne kadar konuşuyoruz ya da onlar çevremizdeki insanların kendilerine yaklaşabilecekleri sınır hakkında ne kadar farkındalığa sahipler? Kimlerin çocuklarımızın kişisel alanlarına yaklaşmaya izni olmalı? İzni olanların sınırları nedir? Bu sorular aslında cevaplaması oldukça zor sorular; çünkü biz de zaman zaman karışık mesajlar veriyoruz çocuklarımıza. Sokağımızda çalışan belediye görevlisine “kolay gelsin”, tanımadığımız ancak aynı apartmanda oturduğumuz komşumuza her sabah “günaydın” diyoruz. Birisi adres sorduğunda yolu tarif ediyor, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaşlı birini gördüğümüzde yardımcı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Diğer yandan çocuklarımızı da yabancılarla konuşmamaları için sıkı sıkı tembihliyoruz. Konuya bir açıklık getirmek amacıyla, ilişkiler çemberini kısa ve ana hatlarıyla çocukların yaş seviyelerine uygun olarak açıklayabilirsiniz.
Kişisel alan çok önemli bir konu; fakat bunun önemini çocuklara açıklamak gerektiğinde çoğu ebeveyn nereden başlayacağından emin olamıyor. Gerçekten zorlayıcı bir konu olmasının yanında konunun çocuklara nasıl aktarılması gerektiğiyle ilgili birtakım sorunlar da çıkabiliyor.
“İlişkiler Çemberi” adlı görsel; cinsel istismar, fiziksel istismar ve psikolojik istismar gibi durumların önlenmesine yardım edecek şekilde çocukların nelerin yanlış olabileceğini anlamaları için kolay olacaktır.

Ben ve Benim Özel Alanım
Diyagram çizgilerinin kalbinde olan çember en önemli olandır. Birinin bize yakınlaşma derecesini belirleyen alandır. Hepimizin etrafında sınırları görünmeyen, sanki gizlice çevrelenmiş mahrem bir alan vardır. Biri ansızın o alana girmeye kalksa, ister istemez irkilir ve geri çekiliriz. Kişisel alan dediğimiz yer tam orasıdır. Burada çocuklara o kişisel alanı betimlemek ve herkesin bu özel kişisel alana sahip olduğunu anlatmak önemlidir: “Bu çember seni gösterir. Senin bedenin kendinindir. Sana kimin yaklaşabileceğine, dokunabileceğine sadece sen karar verirsin. Bu kişi seninle hangi ilişki çemberinde olursa olsun bu böyledir.”
Kişinin kendi kişisel alanını koruması gerektiği zamanlarda hayır demeyi bilmesi önemlidir: “Biri sana sarılmak istediğinde veya annenin en yakın arkadaşı onu yanağından öpmeni istiyorsa ancak sen istemiyorsan o kişiye ‘Hayır, istemiyorum!’ diyebilirsin.”

Sıcakkanlı insanlarız ve küçük bir çocuk gördüğümüzde saçlarına dokunmak, yanağından bir makas almak veya öpmek, sarılmak isteriz bazen. Çocukla fiziksel temasa geçmeden önce çocuktan izin almak çoğumuzun aklına gelmeyebilir ya da yanlış anlaşılabileceğimizi düşünmeyebiliriz ancak çocukları öpmeden, sarılmadan önce onlardan izin almak çocukta kişisel alan farkındalığının artmasında önemli bir etkendir. Aile içinde birbirimize diğeri de istediği sürece dilediğimiz gibi sarılıp öpebiliriz, bu zaten dünyanın en harika duygusu ama dışarıdan birine bunu yapamayız.

Aile
Bu kısım ailemizi ve sevdiğimiz kişileri gösterir. Saygı, güven ve yakınlık gibi etkenler bu en yakın çembere kimleri koyduğumuzu belirler. Yine de, en yakınlarımız bile bizim kişisel alanımızın sınırlarına önem vermelidirler. Aynı şekilde, bizim de sevdiklerimizin özeline saygı duymamız gerekir. Çocuğumuzun odasına girmeden önce kapısını çalmak bile onun alanına olan saygımızı simgeleyen küçük bir işarettir. Aynı şekilde ondan da aynı davranışı beklediğinizi anlatmalısınız.

Arkadaşlar
Bu çember, “uzaktan kucaklaşmalar” kategorisine ait olan insanlardan oluşmaktadır. Arkadaşlarımızı ve iletişim kurmaktan hoşlandığımız kişileri kapsar. Arkadaşlık çok önemlidir ve bir sürü şeyi içerir; işbirlikli oyunlar, sohbetler, eğlence ve bazen arkadaşça kucaklaşmalar. Arkadaşlık her zaman için güven ve saygı üzerine kuruludur. Arkadaşlığın her dışa vurumu, buna sarılmalar da dâhil, karşılıklı izne dayalı olmalıdır. Çocuklar arasındaki ilişkilerdeki kadar bu yetişkinler arasında da önemlidir. Bir çocuk bilmelidir ki, her sınıf arkadaşının onun en yakın arkadaşıymış gibi davranmaya hakkı olmayabilir. Ebeveynler de çocuklarıyla arkadaşlığı tanımlayan kıstasları konuşarak bunu anlamalarını sağlamalıdırlar. Bir kişi arkadaşına karşı nasıl davranmalıdır onu da anlatmalıdırlar.

Tanıdıklar
Sarı daire çok iyi tanımadığımız, selamlaştığımız, karşılaştığımız ancak aslında hayatımızda çok yakın ilişkiler kurmadığımız kişileri kapsamaktadır. Çocuğun sosyal çevresini düşündüğümüzde; onunla aynı serviste olan diğer çocuklar, oturduğu çevredeki insanlar, spor takımındaysa takım arkadaşları ya da ebeveynlerinin arkadaşları olabilir. Anne ve babalar çocuklarını, sosyal normlar, farklı çevreden tanıdıklar ve onlarla ilgili güvenlik alanları/kuralları konusunda bilgilendirmeleri gerekmektedir. Her çocuğun yakın arkadaşlarını ve çok yakın olmayan daha kısa ve yüzeysel ilişki kurduğu insanları bilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, çocukların ilişkilerinde kurdukları mesafenin farkında olmaları gerekmektedir.
Çocuklar okul çağına geldiklerinde artık güvenlikle ilgili kuralları ve uyarıları anlayabilecek ve hatırlayacak, gerekli zamanlarda fark edip bunları uygulayabilecek zihinsel olgunluğa erişmiştir. Ancak şu hepimizin sık kullandığı “Yabancılarla, konuşma, onlardan bir şey alma…” kuralı hem yetersizdir hem de bu yalın hali ile hatırlatıldığından, yarardan çok zararlı hale gelebilir. Bu kural çocukların kafasını karıştırır çünkü onlar için, kimin bu konuşulmaması gereken yabancılar grubunda olduğunu anlamak zordur. Ebeveynler olarak çocuklara genellikle karmaşık mesajlar veriyoruz: bir yandan “Yabancılarla konuşma” derken, diğer yandan, “İnsanlara tanımasan bile ‘Merhaba’ diyebilmek, gülümseyebilmek güzeldir” diyoruz.
İnsanlara güvenmeyi öğretmeliyiz, güvenmemeyi değil, sadece biraz seçici olmak koşuluyla. Çocuklarımızı “insanlara güvenme” genellemesini yapmak yerine, bazı tehlikeli durumları ve bu durumlarda neler yapabileceklerini öğretmek çok daha yararlı olacaktır.
Profesyonel Yardımcılar
Öğretmenler, anaokulu çalışanları, polis, itfaiyeciler, hemşireler ve doktorlar ihtiyacımız olduğunda bize yardım edecek kişilerdir ancak onlar bizim arkadaşımız ya da yakın ilişkide olduğumuz insanlar değildir. Ebeveynler çocukların acil durumları bildiğinden ve farklı durumlarda kiminle iletişime geçmesi gerektiğini bildiğinden emin olmalılar. Aynı zamanda bize yardım edebilecek bu belirli kişilerin her zaman farklı ve özel kıyafetler giydikleri ve ilgili kimlik kartları olduğunun üzerinde konuşulabilir.

Yabancılar
Her çocuk büyümeyi bekler ve büyümenin en iyi göstergelerinden biri de diğerlerine yardım edebilecek yaşa gelmektir. Bu nedenle, söz konusu uzatılan şeker olunca duraksasalar da, birileri, bir yabancı, hele ki kendilerine gülümseyen bir yabancı yardım talep ettiğinde, çok da tereddüt etmeyecek gibi görünüyorlar. Bu bir bakıma iyi bir şey, çocuklarımız, diğerlerine yardım etmeye ve diğerlerinin iyi olmasına önem verdikleri sürece temel insani yanlarını koruyacaklar. Ama ne yazık ki, iyi olmayan yabancılar da var ve bu kişiler, çocukları korkutmak yerine, onlara iyi görünmenin isteklerine ulaşmada daha etkili olduğunu biliyorlar. Pek çok ebeveyn gibi, siz de çocuklarınızın “şeker” bahanesi ile kandırılmasından zaman zaman tedirginlik duyuyor hatta hemen her fırsatta bu konuda çocuklarınızı uyarıyorsunuz. Ancak hem uyarılarda bulunurken hem de yeterli korunmayı sağladığınızdan emin olmak çocuklarınızla daha ayrıntılı ve uygun bir şekilde konuşmak için bazı noktalara dikkat etmenizde yarar var:

• Bir Yetişkin Senden Yardım İstediğinde…
Çocuklar kendilerine sorumluluk verilmesinden ve diğerlerine yardım edebildiklerini hissetmekten çok hoşlanırlar. Ancak, yetişkinlerin, diğer yetişkinlerden yardım istemelerinin daha uygun olduğunu iyi bilmeleri gerekir. Çocuğunuza kendi sokağınızda bile olsa, bir yetişkin eşyalarını taşımasını, bir yere gidecek yolu göstermesini vb. istediğinde, tersi bir yöne hızla yürümeye başlamasını öğütleyin.
• Tanımadığın Bir Yetişkin Seni Kendi Adınla Çağırdığında…
Çocuklar hafızalarına güvenemezler. Sadece kendi adıyla çağırdı diye, karşılarındaki kişinin, kendisini, hatta sizi iyi tanıdığını kolaylıkla düşünebilirler. Çocuğunuzun kıyafetlerinin, yemek çantasının, sırt çantasının dışarıdan görünebilir yerlerine adını yazmayın. Aksi takdirde, aldanmaları kolay olabilir.
• Bir Yetişkin Sana Ailenle İlgili Acil Bir Durum Söz konusu olduğunu Söylediğinde…
Bir kriz durumu içinde, herkes paniğe kapılabilir. Çocuğunuza pek çok uyarıda bulunsanız da, söz konusu siz olduğunuzda, bu uyarıları dinlemeyecektir. Çocuğunuz, kendisini bir yere götürmek isteyen biri ile kesinlikle gitmemesi gerektiğini iyi bilmeli, söz konusu durumun sizinle ilgili bir aciliyet olduğu söylense bile, kesinlikle o kişi ile birlikte gitmemesi gerektiğini bildiğinden emin olun. Sizin ya da tanıdığı başka birinin başına kötü bir şey geldiği söylenebilir, hatta kendisine bir polis arabasını bile gösterse, dikkatli davranması gerektiğini belirtin. Bu kişi ile gitmek yerine, yakında tanıdığı bir aile üyesi, öğretmeni vb. birine hemen danışmasını ve olanı biteni onlara sormasını öğütleyin.

KAYNAKÇA
Brightside.me
Psikolojistanbul.com

Share this Story

Related Posts

Comments are closed.