BENİMLE OYNAR MISIN?

BENİMLE OYNAR MISIN?

Her insan oyun oynamayı sever, yaşımız ne olursa olsun, oyun hepimiz için eğlencedir. Ancak çocukların yaşamında oyun, çok özel bir role sahip. Biz yetişkinler sevincimizi, sıkıntımızı, üzüntümüzü, kaygımızı, heyecanımızı, düşüncelerimizi konuşarak belli ederiz; biz kelimelerle konuşuruz. Oysa çocuklar, duygularını anlatmak için bizimkiler gibi şık kelimelere henüz sahip olmadıkları için, iletişim kurabilmede başka bir araca ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden çocuklar çoğu zaman kelimelerle değil, oyunlarla konuşurlar.

Çocuğun sadece boş vakitlerinde değil, zamanının tümünde yaptığı veya yapmak istediği eylemdir oyun. Ona özel vakit ayırmaz. Tüm zamanı oyunla geçsin ister. Çünkü oyun boşa zaman geçirmek değil, aksine yararlı bir deneyim. Oyun çocuk için sonucu düşünülmeden, zevk almak, eğlenmek amacıyla girişilen bir etkinlik olsa da aslında hayatı kendi deneyimleriyle öğrenme yöntemi. Oyun çocuğun sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişiminde en önemli etken.

Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek kadar yetkin bir hale gelirler. Merak, benlik değeri, dil, çeşitli alanlarda problem çözme yetileri, işbirliği, matematik, oyun sayesinde öğrenilen konulardan sadece birkaçıdır.

Oyun, çocuğun temel becerileri öğrenmesine olanak tanır. Bir bebek ilk olarak, çevresini oyunla tanırken, istediği bir objeyi elde etmek için, el ve göz hareketlerini koordine etmeyi öğrenir. Oyun çocuğun enerji harcamasını ve böylece rahatlamasını sağlar. Çocuğun kaslarının gelişimini destekler. Oyun içinde koşma, uzanma, çömelme, zıplama gibi hareketler çocuğun kol ve bacak kaslarının gelişimine, el faaliyetleri de ince motor denilen parmak kaslarının gelişimine yardımcı olur. Örneğin kas gelişiminin yetersizliği nedeniyle yazı yazmada zorluk yaşayan bir çocuk, yazı için gerekli olan ince motor gelişime, oyun hamuruyla oynayarak, boyama, resim yaparak ulaşabilir.

Çocukların öğrenme süresince oyun gerekli bir koşuldur. Çeşitli şekil, boyut ve renkteki oyuncaklarla oynamak çocuğun kavram gelişimine faydalıdır. Ayrıca bu farklı özellikteki materyaller kendi başlarına da, çocuğun sinir sistemi ve beyni için gerekli olan uyarımları sağlarlar. Rol oynama, özellikle çocukların sonraki akademik yaşantıları için çok önemlidir. Çocuklar rol oynarken geçmiş tecrübelerini hatırlar ve onları yeniden yaratırlar. Örneğin, bir çocuk doktor rolünü oynarken doktorun kullandığı gereçleri, bir doktorun hastasını nasıl muayene ettiğini, neler dediğini ve neler yaptığını hatırlar.

Oyun oynarken çocuklar hayal dünyalarının gizli içeriklerini ortaya koyarlar; düşüncelerini, korkularını, kaygılarını duygularını dolaylı yoldan ifade ederler. Stres yaratan olayların bu şekilde ortaya konması, çocuğun kendi acılarını dışsallaştırmasına ve bu şekilde onlarla daha kolay baş etmesine izin verir. Böylece oyun, çocukların kaygılarını azaltma ve iç çatışmalarını çözme işleviyle kullanılabilir. Çocuk oyunla, saldırgan duygularını kabul edilebilir bir yolla ortaya koyma imkânı bulur. Bu tarz oyun çocuğa, günlük gerçeklik içinde izin verilmeyen içsel dürtülerinin boşalım imkânını sağlar.

Oyunla duyular keskinleşir, yetenekler serpilir, beceri artar, hayal dünyası gelişir. Çocuk, oyun aracılığıyla üzüntü, kaygı ve korkularını dile getirir. Paylaşmayı, vermeyi ve almayı öğrenir. Değişik rolleri oynarken kendi kişiliğini daha iyi tanır. Oyun, çocuğun insan ilişkilerini geliştirir. Çocuğa rahat konuşma ve düşüncelerini açıklama alışkanlığı kazandırır. Çocuğun kas sistemini geliştirmesine yardımcı olur. Çocuğunuz oyun oynarken biriken enerjisini boşaltma imkânı bulur. Oyun ortamında kurulan etkileşim çocuğun ilerideki sosyal davranışlarını belirler. Çocuk, mutluluk, sevinç, acı, acıma, korku, kaygı, dostluk, düşmanlık, kin, nefret, sevgi, sevme, sevilme, güven duyma, bağımlılık, bağımsızlık, ayrılık ve ölüm gibi pek çok duygusal tepkiyi oyun yoluyla öğrenir. Özel yaşamdaki bazı sorunlarını oyun yoluyla çözebilir. Gerçek yaşamda yapamadığı bir eylemi oyun ortamında gerçekleştirerek rahatlama fırsatı bulur. Oyun aracılığıyla dünyayı ve çevreyi keşfeder, gerekli bilgileri edinir, merak duygusunu tatmin eder. Oyun oynamak çocuğun günlük yaşamda çevresinden aldığı uyaranların oluşturduğu gerilimden kurtulmasını sağlar. Farklı biçim, boyut ve renklerdeki oyuncaklar çocuğun renk, boyut ve objelerin özelliklerini öğrenmesini sağlar. Arkadaşlarıyla oyun oynamak, çocuğun ‘ben’ ve ‘başkası’ kavramlarının farkına varmasını sağlar.

Oyun çocuğa karar verme alışkanlığını kazandırır. Başkalarının vereceği kararla hareket etme duygusunu geliştirir. Oyun yoluyla çocuk sağlıklı iletişim kurma becerisi ve özgür düşünme yetisi geliştirir. Oyun çocuğa duygu ve düşüncelerini söyleme imkânı verir. Çocuklar oyun yoluyla toplumsal kuralları ve onlara uymayı öğrenirler. Çocukların yeni arkadaşlar edinmesini, karşı cinsle ilişkiler geliştirmesini ve değişik sosyal rolleri deneyerek öğrenmesini sağlar. Oyun çocukların liderlik özelliklerinin gelişmesine olanak sağlar. Oyunun belki de en önemli özelliklerinden biri çocuğa oyun içindeki o küçücük ortamdan başlayarak, gerçek hayatta da kazanmayı ve kaybetmeyi öğretmesidir.

Oyun, çocukluğumuzdan şimdiki yetişkinliğimize uzanan bir köprüdür. Yetişkinliğimiz, oynadığımız oyunların ve oyun sürecimizin bizdeki izdüşümleridir ve bugünü yaratan etkileridir. Ancak unutulmamalıdır ki hiç bir oyun ve hiç bir oyuncak anne-baba ilgisinin yerini tutamaz… Bir çocuğa verilebilecek en büyük hediye ilgimiz, zamanımız, sevgimiz… Hayatın bir oyun olduğunu unutmadan, yüreğimizdeki çocukla oyuna devam… Benimle oynar mısın?

Share this Story

Related Posts

Comments are closed.

Arcai's

Sender Email: Sender Name:
Your Subject :