FİNLANDİYA EĞİTİM SİSTEMİNE BAKIŞ

FİNLANDİYA EĞİTİM SİSTEMİNE BAKIŞ

SUOMİ

Council For Creative Education (CCE) tarafından, 16-19 Kasım 2015 tarihleri arasında Finlandiya Tampere’de 3. kez düzenlenen, Yaratıcı Okul Konferansına MEÇ Okulları’nı temsilen değerli eğitim danışmanımız Prof. Dr. Zeynep Kızıltepe ile birlikte katıldık.

Uzun zamandır özellikle The Programme for International Student Assessment (PİSA) sınav başarıları ile adından söz ettiren Finlandiya eğitim sistemini merak ediyorduk. Bu konferans hem okul ziyaretlerini içermesi hem de konferansta MEÇ Saatini sunmamız açısından ilgimizi çekmişti.

Bu yazıda gözlemlerimizi kısa başlıklarla da olsa paylaşmak istedik. Sosyal medyada dolaşan “Şaşırtıcı Fin gerçeği” içerikli bazı bilgilerin aslında gerçek olmadığını da bizzat deneyimlemiş olduk.

Fin eğitim sisteminin halen devam eden başarısının temelleri 1800’lerde nüfusun kamu eğitimine talebinden ve ülkenin bu doğrultuda eğitime yaptığı büyük yatırımdan kaynaklanmaktadır. Bu küçük ülkenin etkileyici hikâyesini detaylarıyla öğrenmek isteyenlere Grigoriy Petrov’un kaleme aldığı “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını tavsiye ederim. 1928 yılında Türkçe’ye çevrilen kitaba Atatürk’ün tek kelime ile hayran olduğu bilinmektedir. Kitabın ülkedeki düz ve askeri okulların müfredatına derhal dahil edilmesini istemiştir. Kitap tüm yoksulluğa, imkânsızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerden din adamına, profesörden öğretmene, doktordan iş adamına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Fin eğitim sisteminin başarısı işte hala devam eden bu ruh, bu tutkudur. En iyi milli özellikleri olarak övündükleri dürüstlüğü hayat ilkesi edinen bu çalışkan insanlar, “yaşam mimarı” olarak toplumsal sorumluluklarına coşkuyla sahip çıkmışlardır.

Fin eğitim sisteminin güçlü yönlerinden bir tanesi ekonomik ve sosyal geçmişi ne olursa olsun herkese aynı eğitim fırsatlarını sunabiliyor olmasıdır. Rekabet ve karşılaştırma yerine Fin okulları öğrencilerine bir birey olarak destek ve rehberlik sunmaktadırlar. Öğretmenler yüksek düzeyde eğitime sahipler. Öğretmenlerin lisansüstü derecesine sahip olması zorunludur. Öğretmenlik çok saygı duyulan bir meslek ancak Finlandiya’da saygı ve dürüstlük çok önemli olduğu için tüm meslekler aynı derecede saygı görmekte.

Hemen hemen tüm branşlar veya konuların çoğunluğu için öğrenciler eğitime aynı öğretmenle devam eder. Eğitimin arka arkaya bir kaç yıl aynı öğretmenle sürdürülmesi öğrencilere hem duygusal olarak destek olmakta hem de güven hissi vermektedir. Öğrenme performansının notla değerlendirilmesi genellikle beşinci yıldan sonra başlamaktadır. Öğrenci ve öğretmenler arasındaki ilişkilerin rahat ve sıcak olduğunu her kademede gözlemledik.

Dokuz yıllık zorunlu temel eğitimi bitirdikten sonra, öğrencilerin aldıkları eğitime göre genel ve mesleki eğitime yönelme fırsatları vardır. Kişiler yaşamları boyu farklı şekillerde eğitim görmeye devam edebilmektedirler. Finlerin yüzde yirmi beşi üniversite veya teknik yüksek okul derecesine sahiptir. Bu oran 25-34 yaş grubu için yüzde otuz altıdır. 9 senelik temel eğitimden sonra öğrencilerin yarısı liseye yönelir (kızların yaklaşık yüzde 60’ı ve erkeklerin yüzde 42’si). Lise eğitimi iki ile dört yıl arası değişmektedir.

Fin Eğitim Sisteminin Öne Çıkan Özellikleri:

  • Herkese eşit, ücretsiz eğitim
  • Öğretmen kalitesi
  • Müfredata ücretsiz öğle yemeği dahil
  • Zorunlu okula başlama yaşı 7
  • İlkokulda sanat, el becerisi ve marangozluk içeren dersler çok yoğun
  • Okul servisi yok, öğrenciler evlerine en yakın okula yürüyerek ya da bisikletle gidiyor
  • Güven tüm sistemin en önemli unsuru. Eğitimin en önemli unsuru olan veli, okul, öğrenci, öğretmen bütününde her unsur birbirine karşı sonsuz bir güven içinde
  • Öğretmenler kendi öğretim yöntemlerini seçmekte özgür
  • Ziyaret ettiğimiz her iki okulda da görüştüğümüz öğretmenler ihtiyaca göre ödev verdiklerini belirttiler
  • Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli
  • “Kötü hava diye bir şey yoktur, sadece havaya uygun olmayan kıyafet vardır” deyişini haklı çıkaran bir kültürle, öğrenciler her teneffüste dışardalar. Bahçe zamanı çok önemli
  • Öğrenciler küçük yaşlardan itibaren kendi işlerini kendileri yapıyorlar

20151117_134324

IMG_8395

IMG_8412

Bir tam günümüzü Fin sisteminde çok az görülen bir özel okulda Steiner School’da, bir diğer günümüzü de bir devlet okulu olan Atalan’da sınıf ziyaretleri ile geçirdik.

Fin devlet ve belediye bütçesinin yüzde 11-12’si eğitime harcanmakta. Böylece okulöncesi, dokuz yıllık zorunlu temel eğitim, mesleki eğitim, yüksek eğitim ve sürekli ve lisansüstü çalışmalar ücretsiz karşılanıyor.

Konferansta sunduğumuz Merak Eden Çocuk Saati sunumumuz oldukça dikkat çekti ve ilgi gördü. MEÇ Saatinde öğrenciler, yaşlarına ve gelişimsel düzeylerine uygun olarak seçtikleri konuları önce velilerinin rehberliğinde daha sonra öğretmenlerinin eşliğinde araştırmaktadırlar. Çocukların doğal meraklarının ürünü olan “Gökyüzü neden mavidir?”, “Su hareket eder mi?”, “İnsanlar neden birbirine benzemez?” gibi sayısız miktarda soruların yanıtlarını arayan öğrencilerin merakları ve öğrenme istekleri böylelikle ayakta tutulmaktadır. Öğrencilerimiz araştırdıkları konuları MEÇ Saatinde arkadaşlarına sunmaktadırlar. Bu sayede sınıf arkadaşlarının önünde kendilerini ifade etmekte ve küçük yaşta sunum becerileri kazanmaktadırlar.

IMG_8338

Fin ulusal kimliğinin ortaya çıkmasında çok önemli ve benzersiz bir rol oynamış olan J.V. Snellman (1806-1881) “Eğitim küçük bir ülkenin güvencesidir.” diyerek eğitime olan inancın yaygınlaşmasına ve öğrenme tutkusunun artmasına destek olmuştur.  Finlandiyalılar hararetli bir sevgi ile bağlı oldukları ülkelerini, Fin dilinde “bataklıklar ülkesi” anlamına gelen Suomi ismiyle anmaktadırlar. Bataklıklar ülkesini modern dünyada iyi eğitilmiş, yüksek becerilere sahip bir ülkeye dönüştüren başarının anahtarı sevgi, emek, güven ve yüksek sorumluluk duygusudur.

Dileğim Atatürk’ün eğitim reformlarıyla başlattığı ancak yıllar içinde ülkemizde sönen ruhun tekrar canlanması ve topyekun tüm ülkenin kurtuluşunun eğitimde olduğunun görülmesidir.

 

Kaynaklar

Petrov, G. (2007) . Beyaz Zambaklar Ülkesinde: Koridor Yayıncılık

www.finland.fi

www.finland.org.tr

www.ccefinland.org

 

Share this Story

Related Posts

Comments are closed.